8 Ekim 2010 Cuma

Sebep Sonuç İlişkisi

Mehmet Ali Erbil'in yaptığı gafın yankıları sürerken Güneri Cıvaoğlu da bu konuyu köşesinde ele almış. Bakalım ne demiş:

Yavuz Sultan Selim, Mısır seferinde Halifeliği devraldıktan sonra, Alevileri taht çevresinden uzaklaştırma süreci başladı, Aleviler yüzyıllar boyu itelendiler


Elbette hiç kimseden o dönemin tarihini bir cümlede kusursuz bir biçimde anlatması beklenemez ama sayın Cıvaoğlu'nun güncel meselenin arkaplanını anlattığı cümledeki bilgi hatasına takılmamak elde değil.

Şöyle ki: Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinden önce de halife ünvanını kullanması ve Mısır'dan halifeliği değil Abbasi halifesinin kendisini alıp İstanbul'a getirmesi gibi tarihi detaylara takılmadan oryantalistçe kabul edelim: Yavuz Sultan Selim Mısır seferinden sonra halifeliği aldı. Peki Alevilere karşı mücadeleye girişmesinin nedeni bu mudur? Eğer halife olunca kendini Sünnilerin hamisi, Şiilerin baş düşmanı görseydi tasfiyeye öncelikle "Eline beline diline hakim ol" düsturuyla yatıp kalkan Bektaşi Yeniçerilerden başlamaz mıydı? En azından padişah çocuklarının Enderun'da Bektaşi eğitimi almasına son vermez miydi?

Mesele gayet basittir. Osmanlılar Alevi Türkmenlere, Osmanlıya karşı mücadelelerinde İran Şahının yanına geçtikleri için savaş açmıştır. Yavuz Sultan Selim Mısır'a gitmeseydi hatta ömrü boyunca Hatay'dan güneye inmeseydi bile Alevilerin kaderi pek değişmezdi.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun Kamu Kurumu Niteliği

PFDK'nın 2011 şike soruşturmasından elde edilen deliller ışığında verdiği karar, TFF'nin organında görev alan kişilerin kamu görevi...