2 Kasım 2010 Salı

Mevlam Kayıra

Cüneyt Özdemir 25 Ağustos 2010 tarihli yazısında Fazıl Say ile yaşadığı gerilimi anlatırken döktürmüş:

Hatta üzerine ben sıkı bir yazı döşendim. Tribünlerde alkış küfür kıyamet bir arada…

Yazı döşendiniz demek. Aman ne ala, ne ala! Devam edelim:

Bundan sonra beklenen her ikimizin yumruklarımızı sıkıp bir köşeye çekilip sinirimizin geçmesini beklemesiydi.

Birbirimize karşı ebediyete kadar öfke ve hınç ile yaşamamız ve nefret dalgasının üzerinde surf yapmamızdı.

Biz ona sörf diyoruz Cüneyt bey. Sizin gibi elit bir Çeşme, Alaçatı müdavimi bunu nasıl bilmez? Ayıp.

Ama biz bekleneni yapmadık.

Fazıl Say ben görmesem de görülmeyecek bir figür değil. Anlaşılan ben de her ne kadar bana çok kızmış olsa da henüz görmezden geleceği bir aşamaya gelmemişim.

Dün gece 5n1k’da bir araya geldik yaklaşık 90 dakika boyunca aklımıza ne geliyorsa birbirimize karşılıklı sorduk, söyledik. Kimi zaman gerildik kimi zaman mevlamızı anlatmaya çabaladık.

Pardon sayın Özdemir, Fazıl Say ile siz farklı tanrılara mı tapıyordunuz ki birbirinize mevlanızı anlatmaya çabaladınız? Sonuç ne oldu peki? Kime tapıyoruz? Mevla değil de meram olmasın o?

Yok yok. Bu Fazıl Say gerilimi size hiç yaramamış Cüneyt bey. Geçmiş olsun.



Üvercinka'yı Kim Yazdı
Galler Prensesi Kimdir
Türkiye'deki Makam Aracı Sayısı
TRT'nin Yıllık Bütçesi Ne Kadar
Cumhuriyet Gazetesinin Sahibi Kim

Türkiye Futbol Federasyonu'nun Kamu Kurumu Niteliği

PFDK'nın 2011 şike soruşturmasından elde edilen deliller ışığında verdiği karar, TFF'nin organında görev alan kişilerin kamu görevi...