Sabahattin Ali ve Atatürk

Ahmet Hakan 2 Mayıs 2007 tarihli yazısında ulusalcılığı ulusalcılardan iyi bildiği iddiasında bir yazı yazmış. Demiş ki:

SENE 1933’tür... Atatürk hayattadır... Cumhuriyet Halk Fırkası tek parti iktidarını sürdürmektedir. İşte böyle bir dönemde, Sinop Hapishanesi’nde yatmakta olan bir şair, kederli dizeler yazmaktadır.

Şairimiz ilhamını Sinop Hapishanesi’nin duvarlarını yalayan dalga seslerinden almaktadır:

"Dışarıda deli dalgalar / Gelir duvarları yalar / Beni bu sesler oyalar / Aldırma gönül aldırma."

Şairimizin adı Sabahattin Ali’dir.

Hapse düşmesinin nedeni ise Atatürk’e hakarettir.

Konya’da öğretmenken, içkili bir dost sohbetinde söylediği bazı sözler nedeniyle, bir öğretmen arkadaşı tarafından devlete ihbar edilmiştir. İhbar eden kişi 90’lı yılların meşhur Atatürkçüsü Cemal Kutay’dır.

Cemal Kutay meğer Sabahattin Ali'nin "öğretmen" arkadaşıymış. Cemal Kutay'ın öğretmen olduğuna emin misiniz sayın Coşkun? Vakanüvislik yaparken coşmuş olmayasanız? Cemal Kutay o dönem Konya'da Yeni Anadolu gazetesini çıkarıyordu. En azından Sabahattin Ali ile arasındaki husumetin nedeninin söz konusu gazetede parasını almadığı için Sabahattin Ali tarafından yarım bırakılan tefrika olduğunu bilmeniz gerekirdi. Daha genel bir bilgi olarak da eğer Cemal Kutay öğretmen olsaydı bir devlet memuru olarak gazete çıkarmak işiyle iştigal edemeyeceğini bilmeniz gerekirdi. Devam edelim:

Sabahattin Ali işte bu yüzden düşmüştür mahpus damına...

Ama o gönlüne "Aldırma" diyerek teselli bulmaya çalışmaktadır:

"Kurşun ata ata biter / Yollar gide gide biter / Mahpus yata yata biter / Aldırma gönül aldırma."

Deli dalgaları duyan ama denizi göremeyen Sabahattin Ali, kendisine bir çıkış noktası da bulmuştur:

"Görmek istersen denizi / Yukarıya çevir yüzü / Deniz gibidir gökyüzü / Aldırma gönül aldırma."

Ve 1933 yılında Atatürk’e hakaret ettiği gerekçesiyle mahpus damına düşen Sabahattin Ali’nin bu sözleri, şimdi Atatürk’ün çocukları tarafından Tandoğan ve Çağlayan meydanlarında haykırılmaktadır.

Ne diyelim? Aldırma Sabahattin Ali aldırma!

Sayın Coşkun, bilmediğiniz ya da atladığınız önemli bir husus var. Sabahattin Ali bu suçu asla kabul etmemiştir. Dokuz maddelik "Reisicumhur Hazretleri’ne hakaret içeren ‘Memleketten Haber’ adlı bir şiiri, Yahya ve Namık Bey’lerin hanelerinde okuduğum hakkındaki iddianameye itirazımdır" başlıklı savunmasının tek bir satırında bile bu suçu kabul etmediği gibi aleyhindeki mahkumiyet kararına da itiraz eder ve cezası bunun üzerine 2 ay daha ağırlaştırılır. Tüm bu süreçte de sonrasında da Sabahattin Ali suçu kabul etmemiştir. Dahası, cumhuriyetin 10. yılı münasebetiyle Atatürk tarafından çıkarılan afla cezası dolmadan salıverilmiş ve sonrasında memuriyete bile geri dönmüştür.

Kısacası, Sabahattin Ali seven insanların Atatürkçü olmalarında teknik olarak yanlış bir şey yok. Ama sizin sağcı medyada uzattığınız sakalla Nişantaşı'da yarım yamalak bilgiye dayanarak Ulusalcılara Ulusalcılık taslamanızda teknik olarak çok yanlış bir şeyler var.