DSK

Strauss-Kahn'ın saldırısına uğrayan otel görevlisinin kimliği konusunda Taha Akyol'u, dış basından elde ettiğimiz bilgiler ışığında elimizden geldiğince bilgilendirmeye çalışmıştık. Bugün Can Dündar'da olaya aynı perspektiften yaklaşmış:

(İşin bir başka boyutuna da dikkat: IMF Başkanı’nın krizinde, tacizci erkek kelepçelenip medya önünde teşhir edilirken mağdur kadının isminin, resminin nasıl titizlikle gizlendiğini gördünüz değil mi? Bizim mağdureler ve teşhircileri, bu özen karşısında ne hissetmiştir acaba?

"Titizlikle gizlendiğini" pek göremedik. İlla mukayese yapmak gerekecekse orada da devlet kadının kimliğini gizlemeye çalışıyor, burada da. Orada da bu tip bilgiler bir şekilde basına sızıyor, burada da. Hatta bu olayda (eğer dezenformasyon amaçlı değilse) mağdurenin ağabeyi bile konuştu ve kardeşi hakkında bilgiler verdi. Böyle bir olayda, doğru isim olsun ya da olmasın herkes bir isme ulaşmaya çalışıyor ve ulaştığı anda da ister Amerika olsun ister Türkiye o isim afişe ediliyor. Önceki yazımızda yabancı bir kaynak göstermiştik, bu sefer yabancı kaynaklardan alıntı yapan Türk gazetelerinden birini, mesela Can Dündar'ın çalıştığı gazetenin dünkü haberini verelim.




Not: Köşecilerimizin bu konudaki ısrarlarını gördükçe, "acaba bildikleri bir şey mi var, Amerikan yetkilileri bilerek farklı bir ismi mi öne sürüyorlar" diye düşünmeden edemiyor insan. Malum, olay, komplo kelimesi ile beraber anılıyor sürekli...
by World Trade Organization
Strauss-Kahn
* Katkılarından dolayı Derkenar'a teşekkür ederiz.


Timurpaşa Tabyaları
Bursaspor'a Puan Silme Cezası
Planking Ne Demek
Fethullah Gülen Okullarının Sayısı
Basında İlk Sansür