İş Hukuku

Yavuz Semerci, kıdem tazminatını anlattığı yazısında işçi ve işveren arasındaki hukuki ilişkileri incelemiş:




 Kıdem ve ihbar tazminatı almanız için, illa ki haksız fesihle işten çıkarılmış olmanız gerekmez. İş Kanunu'nda haklı fesih gerekçeleri kadar ağır gerekçelere sahip olmayan ama yine de işverenin işçiyi işten çıkarabileceği "geçerli fesih" denen bir durum da sözkonusudur. Geçerli fesih halinde de kıdem ve ihbar tazminatları ödenir. Örnek bir Yargıtay kararı sunalım:

Gerçekleşen eylem haklı fesih nedeni oluşturacak ağırlıkta olmamakla birlikte işyerinin normal işleyişini ve yürüyüşünü bozan iş görme borcunun gerektiği şekilde yerine getirilmesini engelleyen hallerden olup geçerli fesih nedeni oluşturmaktadır. Bu fesih şeklide işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasına engel teşkil etmemektedir. (Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2007/14449-2008/7571) 

Devamında, Semerci, "Bir de evlilik yapıp, bir yıl içinde işten çıkarsanız hak kazanıyorsunuz kıdeminizi almaya" demiş ama erkekler heyecanlanmasın bu durum sadece kadınlar için geçerli. Semerci, bunu yazmayı unutmuş.




İş Kanunu'nun hiç bir yerinde en az üç uyarının verilmesi gerektiği yazmaz. Her olay kendi şartları ışığında değerlendirilir. İşveren, işçiyi işten çıkartmadan önce yazılı savunmasını almak zorundadır ama en az üç uyarı diye bir şart yoktur.





Semerci'nin bu yazdıkları sadece bir seferde çok sayıda işçisini işten çıkaracak işletmeleri kapsar. Kanunda bu durum Toplu İşçi Çıkarma adı altında anlatılmıştır. Özel bir durum olan bu prosedür  ekonomik nedenlerden dolayı gerçekleşen her işçi çıkarma olayında uygulanmaz.


Yavuz Semerci'nin bu yazısını okuyup da, işinden ayrılmayı düşünen işçilere veya işçisini işten çıkarmayı düşünen işverenlere, okuduklarını derhal unutmalarını ve bir avukatla görüşmeden hareket etmemelerini tavsiye ederiz.

İş Kanunu