Seyh Edebali'den Osman Gazi'ye

Başbakan'ın dünkü grup konuşmasında Şeyh Edebali'nin nasihatleri adı altında söyledikleri, Mehmet Y. Yılmaz'ın köşesinde de yer bulmuş

Şey Edebali’nin nasihatinin bir bölümünü burada tekrarlayacağım. Çünkü Başbakan belli ki bunları biliyor ama tam olarak içselleştirememiş, belki gazetede de yazılı olarak bir kez daha görürse işe yarar!

Bu paragraftan sonra Nazlı Ilıcak'ın 2008 tarihli yazısına geçiş yapalım. O da aynı hatayı yapıyor:

Şeyh Edebali hazretlerinin, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'ye verdiği nasihat, kulağımıza küpe olsun.
"Ey Oğul, artık Bey'sin! / Bundan sonra, öfke bize, uysallık sana / Güceniklik bize, gönül almak sana / Suçlamak bize, katlanmak sana /... / Haksızlık bize, bağışlamak sana /.../ Güçlüsün kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın! / Ama, bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârında savrulur gidersin / Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. / Daima sabırlı, sebatlı, idarene sahip olasın..."

Devamı da var:

Başbakan, sık sık referans verdiği Şeyh Edip Ali'den esinlense keşke:
"Bundan sonra öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...
Ey oğul, sabretmesini bil..."
Nazlı Ilıcak - 16 Şubat 2009

Şeyh Edebali, Osman Gazi'ye nasihat ederken şöyle demişti: "İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler."
Nazlı Ilıcak - 4 Mart 2009 tarihli yazısı


Şeyh Edebali'nin 700 yıl önce Osman Gazi'ye verdiği nasihatlerin kayıtlı olmasını biz de çok isterdik. Daha önce de Ey Oğul yazımızda belirttiğimiz üzere  gerçek kişilerin ağzından çıkmış gibi kabul gören bu metin, aslında Tarık Buğra'nın 1983 tarihli Osmancık romanından bir alıntıdır.