10 Kasım 2011 Perşembe

Atatürk'ü Tribünde Resmetmek

Sözcü gazetesi 10 Kasım 2011'de Atatürk'ü anmak adına büyük bir ayıba imza attı. Birinci sayfasına koyduğu fotomontajlı diyaloglardan birinde ulu önderi adeta Fenerbahçeli bir amigo gibi resmeden zihniyetin hayalindeki taraftarlar ile hafsalasındaki Atatürk arasında şu konuşma geçiyor:

1. taraftar: Şike dediler milleti futboldan soğuttular
2. taraftar: Sizin takımınız olan Fenerbahçe'yi dolayısıyla Türk futbolunun itibarını zedeliyorlar paşam
Atatürk: Şike varsa cezalarını çeksinler. Ama insanları boş yere hapse atıp lekelemesinler, kirli oyunlar oynamasınlar

Düzeltmeye nereden başlasak? En beylik tespitten başlayalım: Atatürk Fenerbahçeli mi? Atatürk'ü Fenerbahçe tribünündeki bir taraftar olarak resmetmek ne kadar doğru?

Fenerbahçe Kulübü'nün her tarafa mazhar-i takdir olmuş bulunan âsar-i mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirât ve tebrikâtımı buraya kayd ile mübahiyim
Bu sözlerden Atatürk'ün Fenerbahçe taraftarı olduğu anlamı mı çıkar? Atatürk anı defterini imzalarken Fenerbahçe'nin başarılarını izlemediğini, takdir etmediğini mi yazacaktı?

5 Haziran 1932’de Fenerbahçe'ni,n Kuşdili’ndeki binası yanınca, ilk bağış yine Atatürk'ten geldi.
Binası yanmış bir kulübe Cumhurbaşkanının ilk elden yardım etmesi onu o kulübün taraftarı mı yapar? Atatürk'ün bu konuda hassasiyet gözetmesi onun bu şekilde Fener tribününde adeta karikatürize edilmesini mi gerektirir?

Atatürk, 10 Ağustos 1928 günü, 3-3 berabere biten Gazi Kupası maçından sonra ikisi Fenerbahçeli ve üçü Beşiktaşlı olan beş kişinin önünde aynen şunları söyledi: "Burada üçe üçüz.. Çünkü ben de Fenerbahçeliyim!"
Hemen hemen her Fenerbahçe sitesinde göreceğiniz bu anının kaynağı meçhuldur. Biz doğru sayalım. Gazi kupası maçı Atatürk'ün şerefine oynanan bir maçken Atatürk'ün takımlardan birinin oyununu daha çok beğendiği için bu sözü söyleme ihtimalini es geçelim. Her daim Fenerbahçe'yi tutuyordu ve bunu sadece bu 5 meçhul tanığa söyledi diyelim;

Atatürk Galatasaray anı defterine de gurur okşayan sözler yazmamış mıdır?
Atatürk Akaretler'de kaldığı süre boyunca Beşiktaş'ın idmanlarını izlemeye gitmez miydi?
Trabzonspor'u kuran iki takımdan biri olan İdman Ocağı'nın talebi üzerine Atatürk 1927'de o kulübün fahri başkanı olmadı mı?
Atatürk Karşıyaka amblemine ay-yıldız hediye etmemiş midir? Fenerbahçe anı defterine yazdıklarının benzerini Karşıyaka'nın da defterine yazmamış mıdır?

Atatürk o, şu, bu kulübün tekelinde değildir!

Atatürk Türk sporunu yücelten her kuruluşu desteklemiştir ve yukarıda sayılan takımlar dahil her Türk kulübünün fahri başkanıdır! Fotomontajla Fenerbahçe tribününe sığdırılacak bir kişilik değildir.

Kaldı ki Türk futbolunun son 10 yılki hali ortadayken, 2000 yılında UEFA şampiyonu çıkaran, 2002'de dünya 3.'sü olan Türk futbolu son 8 yıldır hiç varlık gösteremezken tüm takımları kapsayan şike soruşturması yapılmasında şaşırtıcı olan nedir? Belli bir takımın taraftarı futboldan soğumasın diye şikenin üzerine gitmemeyi Atatürkçülükle bağdaştırmak nasıl bir şifaya muhtaç bakış açısının ürünüdür?

Söz konusu gazete elbette Atatürkçülüğü referans almakta, iktidarın hatalarını bu referans noktasıyla eleştirmekte serbesttir ama bu uğurda Atatürk'ü tribündeki bir takım taraftar arasında resmetmek; UEFA başkanının bile "sebebini tüm dünya biliyor" dediği bir adli soruşturmanın dayanağı aleyhine Atatürk ağzından argüman türetmek sadece Türk adaletine, Türk futboluna değil en başta Atatürk'ün manevi hatırasına karşı saygısızlıktır, terbiyesizliktir.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun Kamu Kurumu Niteliği

PFDK'nın 2011 şike soruşturmasından elde edilen deliller ışığında verdiği karar, TFF'nin organında görev alan kişilerin kamu görevi...