Nihat Genç Nereye Koşuyor

Nihat Genç'i tanırız.

Veryansın etmesiyle meşhurdur.

Birtakım olaylara kızar, coşar, aşka gelir bağırır. Kızdıkça duygusallaşır, duygusallaştıkça daha da sinirlenir.

Eski ülkücülüğüyle 1990'lardan sonraki solculuğunu birleştirmiş tipik bir "ulusalcı" olarak bilinir.

Bakalım bu sefer kime, niye veryansın etmiş:



Trabzon'u eleştirdiği hususlar gerçekten çok ilginç. Nihat Genç futbol gündemini hangi alternatif mecradan izledi, öğrendi de bu sonuca vardı bilemiyorum. Fakat hatalarını şöyle sıralayabiliriz:

- Trabzonspor şike davası açıldığında davaya müdahil bile olmadı. Dava Savcılık ile Fenerbahçeli yöneticiler arasında işledi. Sonradan Altayspor ve Bucaspor Mart ayında davaya müdahil olduğunda dahi Trabzonspor hala davaya katılmamıştı. Tabii Trabzonspor bu tavrının karşılığını Aziz Yıldırım'ın savunmasında Trabzonspor'a yönelik dayanaksız suçlamalarıyla aldı. Aziz Yıldırım, mahkemeye kendini savunduğu duruşmada Trabzonspor'un da şike ve teşvik primi verdiğini iddia etmişti. İşte ancak ondan sonra, 11Nisan 2012 tarihinde yani soruşturmadan yaklaşık 1 yıl sonra Trabzonspor davaya müdahil oldu. Bu önemsiz ayrıntı Nihat Genç'in gözünden kaçmış olacak.

Dava dışında da Trabzonspor'un tutumu şöyleydi:

Mayıs ayında Trabzonspor başkanı Sadri Şener hala "Fenerbahçe'nin küme düşmesinin hatta o yönde bir kararın çıkmasının bile Türk futboluna zarar vereceğini" söylüyordu.

Onun da ötesinde, Sadri Şener verdiği demeçlerde Aziz Yıldırım'ın hapis cezasına da karşı olduğunu dile getirmişti. Sadri Şener:

"Gazetede okuyoruz Aziz Bey'e 50 ile 169 yıl, öbür tarafta biri öbürünün boğazını kesiyor, 24 yıl. Ben hukukçu değilim ama vicdanen pek uymuyor"

açıklamasını yaparken Nihat Genç hangi ülkedeydi acaba?

Nitekim TFF başkanlık seçiminde de Yıldırım Demirören'in misyonunun Fenerbahçe'yi kurtarmak olduğu aleni olduğu halde, Fenerbahçe'nin açıkça desteklediği tek aday olduğu halde Trabzonspor da aynı adayı destekledi. Bu desteğin tek koşulunun ise 2010-2011 kupası konusunun doğru değerlendirilmesi olduğunu bugün hepimiz biliyoruz. Ve tabii bu yegane vaadin yerine getirilmediğini de.

Kısacası Trabzonspor yönetimi bu süreçte Trabzonspor'un %100 ilgilendirmeyen hiçbir konuda Fenerbahçe aleyhine bir tavır almamış hatta bu uğurda Galatasaraylı ve Trabzonsporlu pek çok taraftarın da tepkisini çekmişti.

Fenerbahçe'ye karşı duruşunun karşılığını Aziz Yıldırım'ın savunma yaparken Trabzonspor'a sataşmalarıyla alan, Fenerbahçe'nin adayı Demirören'e verdiği desteğin karşılığını nasıl bir haysiyet dairesinde aldığını herkesin gördüğü Trabzonspor bir de Nihat Genç'in kaleminin hedefi olmuş. Nihat Genç iyi etmiş. Atalarımız ne demiş? "Düşene bir tekme de sen vuracaksın". Bravo.

Yazıya devam edelim:

Bu yazısından da Nihat Genç'in sadece futbol gündemine uzak olmadığını, zaten futbol bilgisinin de sınırlı olduğunu görüyoruz.

"Şikeye karar verecek olan yargıdır" ifadesi bunu açıkça gösteriyor. Şike davasında şike suçunun varlığına karar verecek olan mahkemedir ama Futbol disiplin soruşturmasında buna karar verecek olan TFF yönetiminin kendisidir.

Sürecin uzatılmasının nedeni de Fenerbahçe'nin ta kendisidir. Fenerbahçe'nin şikeden suçlu bulunduğu birinci etik kurulu raporu asla uygulanmadı. Fenerbahçeli olduğunu herkesin bildiği TFF başkanı istifa edip yeni yönetim kuruldu. Bu süreçte aylar hatta neredeyse 1 yıl geçti. Yeni seçilen TFF yönetim kurulunun etik raporu da Fenerbahçe lehine şike yapıldığını tescil etti. Ancak Fenerbahçe yöneticilerinin Fenerbahçe lehine yaptığı şikeden Fenerbahçe'nin sorumlu tutulmayacağı yönünde bir hukuki şahesere imza attıkları için süreç uzadıkça uzuyor. Sayın Nihat Genç bu hususları da araştırırsa hakikati görecektir. Tabii öyle bir niyeti varsa.

Ülkücülükten 180 derece dönüp 100 metre ileride "Ben eski ülkücüyüm" edebiyatını da kullanatak ulusalcılığın baş tacı olan Nihat Genç şimdi de "Ben anadan doğma Trabzonsporluyum" edebiyatını kullanarak Recep Tayyip Erdoğan'larla, Ertuğrul Özkök'lerle, Ercan Saatçilerle yol arkadaşı olmuş. Hayırlı olsun.

Trabzonspor'un hakkı iade edilir mi belli değil. Fenerbahçe'ye ne ceza verilir, o da belli değil. Ama Nihat Genç'in ikbalini şimdiden garanti altına aldığı kesin. Sözlerime Nihat Genç'in, şu anda omuzlarında olduğu Fenerbahçeliler hakkında yıllar önce söylediği sözlerle son vereyim:

".....ve şimdi çok daha iyi anlıyorum, hepimizin gerçek takımı fener'dir. İbne, puşt, birbirinin kuyusunu kazan orada, arkasından konuşan orada, ruhsuzlar orada....."