22 Aralık 2013 Pazar

Türkiye Futbol Federasyonu'nun Kamu Kurumu Niteliği

PFDK'nın 2011 şike soruşturmasından elde edilen deliller ışığında verdiği karar, TFF'nin organında görev alan kişilerin kamu görevi yapıp yapmadığına ve kamu görevinin suistimal edilip edilmediğine dair soruları gündeme getirdi. Bu yazıda bu soruların cevabını bulmaya çalışacağız.
Öncelikle Anayasa Mahkemesi hakimi Fettah Oto'nun Ankaraspor kararında düştüğü muhalefet şerhinden bir alıntı yapalım:
"5894 sayılı Yasa’nın 1. maddesine göre, TFF, her türlü futbol faaliyetlerini milli ve milletler arası kurallara göre yürütmek, teşkilatlandırmak, geliştirmek ve Türkiye’yi futbol konusunda yurt içinde ve yurt dışında temsil etmekle görevli, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip özerk bir kuruluştur. Sözü edilen bu kuralda TFF’nin tüzel kişiliğinin kamu hukuku tüzel kişiliği mi, özel hukuk tüzel kişiliği mi olduğu hususu belirtilmemiştir.
TFF’nin kanunla kurulması, tüm gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olması (5794 s.y. l5. mad) disiplin cezası verebilmesi (5894 s.y. mad. 11) ve futbol alanında tekel durumunda olması gibi birtakım kamu gücü ayrıcalıkları ile donatılması görevleri ve yetkileri yönünden incelendiğinde de haklarını, sorumluluklarını ve borçlarını doğrudan etkileyen tek taraflı, idari ve icrai nitelikte işlemler yapabilmesi, işlemlerini kamu gücünü kullanarak yerine getirmesi, ayrıca futbol seyircileri bakımından kamu düzenini doğrudan ilgilendiren konularda kararlar alması ve kararlarla ilgili yaptırımları belirleme yetkisinin bulunması, bu Kuruluşun bir kamu kurumu olduğunu göstermektedir. Öğretide de açıklanan hukuki nitelikleri nedeniyle TFF’nin bir kamu tüzel kişisi olduğu kabul edilmektedir."
Şerhin ne demek istediğini açalım:
1- Özel Hukuka Tâbi Olmak Kamu Kurumu Olmaya Engel Değildir
TFF'nin kamu kurumu olmadığı iddiasının en başta gelen ve en çürük dayanağı TFF'nin özel hukuka tâbi olduğuna dair maddedir. Oysa TFF dahil pek çok kamu kurumu, niteliği ve işlevi gereği özel hukuka tâbidir. TCDD'den PTT'ye kadar bunun pek çok örneği vardır. Bir tüzel kişiliğin özel hukuka tâbi olup olmaması onun özel hukuk işlemlerinden ne şekilde sorumlu olacağının göstergesidir. Bir tüzel kişiliğin kamu kurumu niteliğinde olup olmaması ise kamu kurumlarına mahsus yetki ve sorumluluklara sahip olup olmamasına ilişkin bir niteliktir. Bu konuda yazılmış bir yüksek lisans tezinin (M. Aytaç Özelçi, Türk Spor Yönetiminde Kendine Özgü Bir Yapılanma: Türkiye Futbol Federasyonu, İstanbul Kültür Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ağustos 2007) tespitleri de aşağıda yer almaktadır.
2- Federasyon Kanunla Kurulmuştur
Kamu kurumu niteliği olmayan bir özel hukuk tüzel kişiliğinin TBMM tarafından çıkarılan bir kanunla kurulması düşünülemez. TFF, özerk olduğu için devletten bağımsız hareket edebilmektedir fakat TFF'yi kuran devletin kendisidir.
3- Federasyon Vergiden, Resimden ve Harçtan Muaf Tutulmuştur
Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 10. maddesinde kurum vergiden, harçtan muaf tutulmuştur. Kamu hizmeti fonksiyonu olmayan hiçbir kuruma devlet bu ayrıcalığı tanımaz. Bu imtiyaz, TFF'nin bir kamu hizmeti verdiğinin TBMM tarafından zımnen ikrarıdır. Aksi halde özel hukuka tâbi bir tüzel kişinin vergiden muaf tutulması her şeyden önce anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olurdu.
4- TFF Tekeldir
Özel hukuka tâbi tüzel kişiler birleşerek bir federasyon kurabilecekleri gibi, farklı kombinasyonlarla farklı federasyonlar da kurabilirler. Fakat ülkenin tüm kulüpleri ikinci bir federasyon çatısı altında toplanıp oybirliğiyle karar alsa, imza toplasa bile TFF'ye alternatif bir çatı altında toplanamazlar. Buna mevzuat izin vermez çünkü TFF spor kulüplerinin kurduğu sıradan bir tüzel kişilik değil ülkedeki tüm futbol faaliyetlerini, yürütmekle, denetlemekle görevli bir kurumdur ve bu konuda tekel olması da onun bir kamu kurumu şeklinde işlediğini göstermektedir.
5- TFF, Kamu Kurumu Yetkilerine ve Sorumluluklarına Sahiptir
Kamu kurumu niteliğine sahip olmayan bir tüzel kişilik üyeleri üzerinde sadece özel hukuk kapsamına giren yetkilere (para cezası, üyelikten çıkarma vs.) sahipken TFF bunların ötesinde bir çok yetkiye sahiptir.
Üstelik PFDK tam da TFF'nin söz konusu kamu hukuku yetkilerini icra eden organıdır. Yani TFF'nin bazı organlarının yetkileri sınırlı olduğu için ilgili kişilerin kamu görevlisi sıfatına sahip olmadığı ileri sürülebilir fakat PFDK, devletin TFF'ye kanunla tanıdığı ve özel hukuk tüzel kişilerinin asla sahip olamayacağı aşağıdaki yetkilere sahip olarak kesinlikle kamu görevi yürütmektedir ve üyelerinin hepsi kamu görevlisi sıfatıyla hareket etmektedir.
PFDK üyelerine kamu görevlisi sıfatı yükleyen yetkiler:
FDT 24. madde: "Müsabakadan Men"
Hiçbir özel hukuk tüzel kişisinin üyelerini, yurt çapındaki tüm müsabakalara katılmaktan men edebilmesi düşünülemez. Bu, tamamen TFF'nin kamu kurumu niteliğinden doğan, devlet tarafından tanınmış bir yetkidir. Bir özel hukuk tüzel kişisinin bu konuda en fazla yapabileceği şey, üyelerinin müsabakaya katıldığı takdirde para cezasını ödemesini öngörmek olabilir, ki anayasal hakları sınırlayan bir özel hukuk hükmünün geçerliliği de epey su götürür.
FDT 25. ve 26. maddeler: "Soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı", "stadyuma giriş yasağı"
Hiçbir özel hukuk tüzel kişisi niteliğindeki dernek, federasyon vs. üyelerine, anayasal seyahat özgürlüğünü sınırlamaya varan bu tür yaptırımlar uygulayamaz. Oysa PFDK bu kararı verebilir ve bu kararın uygulanması, devletin hiçbir icra organına başvurmaya gerek kalmaksızın doğrudan polis, güvenlik vs. güçler tarafından gerçekleştirilir. Çünkü PFDK bu yetkiye, bir kamu görevi dairesinde sahiptir.
FDT 27. madde: hak mahrumiyeti:
PFDK kişileri futbolla ilgili idari faaliyette bulunabilmekte dahi men etme yetkisine sahiptir. Eğer PFDK kamu yetkisine sahip olmasaydı aldığı kararla gerçek kişileri Türkiye'nin herhangi bir yerinde futbolla ilgili idari bir görevde bulunmaktan bile men edebilir miydi?
FDT 28. ve 29. maddeler: lisansın askıya alınması ve iptali
Spor Bakanlığı'nın tasarrufunda olan bir konuda PFDK idari işlem yapabilmektedir. Bir özel hukuk kişisi ancak ve ancak lisansın iptali için devlete başvurabilir ve devletin lisansı askıya almasını ya da iptal etmesini sonuçlayacak süreci başlatabilir. Oysa PFDK idarî bir karar vererek lisans askıya alabilmekte, iptal edebilmektedir. Onun bu yetkisi de kullandığı kamu gücünden doğmaktadır.
FDT 30. madde: transfer yasağı
Özel hukukta sözleşme serbestisi vardır ve hiçbir özel hukuk kişisi bir diğerinin sözleşme serbestini engellemeyemez. Olsa olsa belli türde sözleşmeler yapması halinde cezai şart öngörebilir. Oysa PFDK özel hukuk kişilerinin sözleşme serbestisini sınırlayabilmekte ve kişilerin medeni haklarını sadece devlete mahsus bir şekilde kısıtlayabilmektedir.
FDT 31. madde: saha kapatma
Bu yetkiyle PFDK, kişilerin stadyum üzerindeki tasarruf haklarını sınırlamaktadır. Tasarruf hakkı söz konusu kişide kaldığı halde onu bu hakkı kullanmaktan mahrum edebilmesi, kamu yetkisinden başka hiçbir şeyle açıklanamaz.
FDT 32. madde: seyircisiz oynama
Bu kararla da PFDK bir yandan seyircilerin stadyuma girmesini bir yandan da spor kulübünün insanları içeri alabilmesini engelleyebilmektedir ve bu kararın uygulanmasını bizzat karşı kolluk güçleri gerçekleştirmektedir. Bir özel hukuk kişisinin aldığı bir kararla kolluk güçlerine görev ve sorumluluk yüklemesi mümkün değildir. PFDK'nın bu tür kararı verebilmesi, kamu gücüne sahip olmasından kaynaklanmaktadır.
Yukarıda sayılan yetkilerle donatılmış olan PFDK'nın üyelerinin kamu görevlisi sıfatıyla hareket etmediği düşünülemez. Dolayısıyla, bu kişilerin görevlerini ihmal etmeleri de sıradan bir görev ihmali olmayacaktır. Bunlar, kamu görevlisinin görev ihmali olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi ilgilendiren niteliktedir ve herkes yukarıda sayılan kamu görevinin suistimalini ihbar edip savcıları göreve çağırma hakkına sahiptir.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun Kamu Kurumu Niteliği

PFDK'nın 2011 şike soruşturmasından elde edilen deliller ışığında verdiği karar, TFF'nin organında görev alan kişilerin kamu görevi...